İkbal Gürpınar Koronavirüs sürecinde yaşadıklarını ilk kez anlattı

Koronavirüs hastalığına yakalanan ve bu süreçte aynı hastalıktan anne ve babasını da kaybeden sunucu İkbal Gürpınar, yaşadığı tüm zorlu süreci …

11.03.2021
11
İkbal Gürpınar Koronavirüs sürecinde yaşadıklarını ilk kez anlattı

Koronavirüs hastalığına yakalanan ve bu süreçte aynı hastalıktan anne ve babasını da kaybeden sunucu İkbal Gürpınar, yaşadığı tüm zorlu süreci ilk kez anlattı.

Koronavirüs tedavisi sebebiyle bir süre yoğun bakımda tedavi gören ve bu süreçte annesi ile babasını da aynı hastalıktan kaybeden sunucu İkbal Gürpınar, bu süreçte yaşadıklarını ilk kez Günaydın Gazetesi’ne anlattı:

‘Babam, asla evde durmaktan hoşlanmaz, mutlaka kendine dışarıda bir iş çıkarırdı. Tarımla uğraştığı, zirai malzemeler satan bir dükkanı da olduğu için her an sokağa çıkma izni vardı. Bizi dinlemedi maalesef, hiç ara vermeden çalışmaya devam etti. Antalya’da gübre fabrikamızla ilgili çalışmaya gitmiştim 15 gün onlardan ayrı kaldım. Dönmeden önce babam aradı ve bana ‘Kırgınlık var, ilaçlar nerede?’ diye sordu. Ertesi gece eve gittiğimde cayır cayır yanıyordu. Hemen hastaneye götürdüm. Babamın koronavirüsü bankadan kaptığını düşünüyorum çünkü bayramda torunları geldi onlara bile sarılmadı. Babamı maalesef kaybettik.’

‘Babamı kaybetmemizin ardından bir süre sonra annemin bakıcısı izne gidip geldi. Anneme taşıyan o muydu hiç bilemedik. Ben de bu sürede çekimler için şehir dışına gittiğimde hep maskeli dolaştım. Kaldığım otelden mi yoksa tuvaletten mi kaptım hiç bilmiyorum. Ben dönmeden 3 gün önce annemin öksürmeye başladığını öğrendim. Geldiğim gün annemle ilgilendim. İki gün sonra bende de bir kırgınlık başladı. İkimiz de kapmışız bu illeti.’

‘İlk öğrendiğinde insan bir tuhaf oluyor. Nasıl yani diyorsunuz. Ben de şaşırdım. Nasıl kaptım? Nereden kaptım? Hemen son 5 günde görüştüğüm herkesi arayıp haber verdim tedbir alsınlar diye. Annemde olup olmadığını o gün bilmediğim için kendimi izole ettim. İnanılmaz bir bel ve kas ağrısı başladı. Öyle ki uykudan uyandırıyordu ağrılar. Bunu ben yenerim Allah’ın izniyle deyip kendimi bakıma çektim. Vitaminler, gıda takviyeleri, kekik yağı, aklınıza ne geliyorsa denedim. Ateşim düştü ve ağrılarım azaldı.’

‘Beni üzmemek için bana hep ‘Annen gayet iyi’ dediler. Meğer hemen entübe etmişler ikinci gün. Aslında entübe olduğunu bilsem daha rahat ederdim, hiç olmazsa acı çekmiyor, su-yemek vs derdi yok diye. Ben acılar içinde kıvranırken hep babamın bunlara nasıl dayandığını düşünüp kahroldum. Ve bir et parçası gibi yatarken “Benim için şu anda ne önemli?” diye sordum kendime. Eğer kurtulursam o anları hiç unutmamaya yemin ettim!’

‘Annemin öldüğü gün yoğun bakımdan çıkacaktım tam. Ölüm haberini okuduğumda hastane “ANNEM ÖLMÜŞ, ANNEM ÖLMÜŞ” diye bağırışımla inledi. Tansiyonum yükseldi… Canım hemşireler toplandı beni teselli etmek için. Annem yıllardır aslında yaşamıyordu. Hep bebek gibi, konuşmadan öyle bakıyordu. Acısını, ağrısını bile anlatamıyordu. Hiç kıyamıyordum ona. Belki sapasağlam olsa başka olurdu ama kurtuldu dünya sürgününden. Kocasına, anne-babasına kavuştu dedim. Bir de ibadetinde bir kadındı. Hastalıkla geçen yıllar günahları döküyor. Tertemiz gitti diye teselli ettim kendimi. Annem de babam da şehit gitti inşallah. Ne mutlu, iki şehidin kızıyım. İmanı olmasa insanın dayanması imkansız. Cennette buluşuruz İnşaAllah…’

ETİKETLER: , , ,
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.